Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Zeynep Masal için hazırladığım hediyelikler ♥

Meleğim için her birini büyük bir özen ve sevgiyle hazırladığım hediyeliklerim çok sevildi. Gerek renkleri gerek detayları insanın içine huzur veriyor doğrusu. İyi ki hamileyken yapmışım dedim kendi kendime.. Malum bizim miniş erken geldi. Benim için inanılmaz bir kolaylık oldu önceden hazırlamış olmam. Aslında her şeyin pembe olmasını çok da sevmiyorum.. Ama bu iki kumaşı kombinlemek inanılmaz hoşuma gidiyordu. Hediyeliklerde de kullanmam gerektiğini düşündüm. Araya biraz mint ve fuşya katarak pembeliği kırdığımı düşünüyorum.  Ben çok severek yaptım ve çok içime sindi. Her ama her detayını kendim yaptım.  Tamamen el emeğim ve benden izler taşısın istedim.. İstediğim gibi de oldu.  Pek hoş oldu. Bu fikri pinterestte gördüm. Çok hoşuma gidince tabii hemen işe koyuldum.. Minik kavanozlar, kumaşlar, inci boncuklar ve içine koyacağım badem şekerleriyle yapımı basit inanılmaz şirin bir hediyelik oldu. Eski bir grafiker olarak etiket ...

Merhaba "Bebekli Hayat"

Bebekli hayat bebeğine ve annesine göre değişebilir elbette ama benim ve bebeğim için tahmin ettiğimden çok daha güzelmiş.. Hamileyken bir grup "moral bozma timi" boş anımı yakalar ve "Dur bunlar daha iyi günlerin..", "Ooo uykusuz gecelere az kaldı..", "Bol bol uyu sonra hiç uyuyamayacaksın.." gibi bir sürü moral bozucu replikleri arka arkaya sıralardı. Ee bunları zaten biliyordum. Her hamile gibi.. Ve ben bunları göze alarak bir bebek dünyaya getirmeye çalışıyorum. Sen ne diye zırt bırt sürekli bunları hatırlatıp da moralimi bozuyorsun ki? Yok illa konuşacak! Çünkü çok iyi biliyor! Çünkü tecrübe konuşuyor canım!  Her neyse, ben biraz geriye sarıyorum müsaadenizle.. Bebekli hayatımın en başına, doğduğu güne... Hastanede bebeğimle baş başa kaldığım an başladı benim için bebekli hayat.. Daha önceleri bir yeni doğan bebeğe bakabileceğimi düşünmüyordum. Annemden ve kayınvalidemden yardım alırım diyordum. Ama enteresan bir şekilde içimde bir y...

Doğum Hikayem ♡

Ve ben hayatımda sahip olabileceğim en güzel unvana sahip oldum..  'Anne' oldum.. Doğum hikayemi yazmam konusunda bir sürü mesaj alınca (instagramdan) bende yazmaya karar verdim.. Aslında yazıp yazmama konusunda çok kararsızdım.. Bir yanım bu güzel doğumu buraya yazıp kalıcı hale getirmemi söylüyordu, diğer yanımsa o muhteşem anın bana özel kalması gerektiğini söylüyordu.. Mesajlar çoğalıp doğum hikayem merak edilince ve buranın bendeki yeri de pek bir ayrı olunca geçtim klavye başına yazayım dedim.. Doğumumdan bir gün önce içime doğmuş gibi saçımı kestirip, fönlettim.. Doğumdan sonra epey bir zaman kuaföre gidemeyeceğim için doğuma yakın bir zamanda kestirmeyi düşünüyordum. Ama nedendir bilinmez içimden bir his kestirmem gerektiğini söyledi ve gidip bu işi de aradan çıkardık. Akşama eşimle dışarı çıktık. Bebeğimize bir iki şey aldık. Gezdik, eğlendik, yemek yedik.. Saat geç olduğu ve evimizde biraz sapa olduğu için anneme gitme kararı aldık. Nitekim anneme geç...

Sevgili 3. trimester hiç bitmesen olmaz mı?

3. trimester beni çok üzdün !  Tam da hamileliğimi sevmeye, keyif almaya başlamıştım ki ışık hızında geldiii geçti.. Karnımın kocaman olduğu bu güzel dönem benim için harika ötesi geçmişti.  Çoğu kişinin bahsettiği mide ekşimeleri, kramplar, bel ağrıları falan bana hiç uğramadı çok şükür. Çünkü o ekşimeler, krampları zaten 1. trimesterde fazlasıyla yaşamıştım.  Beni zorlayan tek şey 30-33 haftalar arasında Masal kelebeğimin sağ kaburgamın altına baskı yapmasıydı.. Onun dışında beni zorlayan hiçbir şey olmadı. Aksine çok keyifli, eğlenceli ve heyecanlı geçti. Gayet pratiktim..Her işimi kendim yapıyordum. Karnım burnumda evimi süpürüp siliyor, toz alıyordum. Kendimi son derece enerjik ve zinde hissediyordum.  Hatta uzun yolculuklara bile çıktım.. Gayet aktif ve koşturmacalı bir süreç yaşadım. Bu fotoğraflarda Bursa zamanlarımdan...  En güzeli de son zamanlar olması nedeniyle yavaş yavaş hazırlıklara başlamaktı.. Artık ...