27 Ağustos 2015 Perşembe

İnstagramın @masalevim 'i Lois Lane ile tatlı bir söyleşi ♥


Günaydın.. Mutlu, huzurlu, mis gibi bir gün olsun ♥
Evet uzun zamandır yapmayı düşündüğüm şeyi nihayet gerçekleştirebildim. Artık blogumda İnstagram ve Blogger 'in en çok takip edilen masalsı karakterlerini misafir edeceğim  :)
Bu benim için inanılmaz bir deneyim oldu.
Bu yazımda İnstagram'da bende dahil olmak üzere birçok kişinin hayranlıkla takip ettiği @masalevim "Lois Lane" ile tatlı ve minik bir söyleşi yaptık. Kendisi o kadar mütevazı, o kadar tatlı, o kadar içten ki söyleşimiz pamuk şekeri tadındaydı adeta.
Evet artık sizi masalların tatlı prensesi Lois Lane ile başbaşa bırakıyorum...


Kimdir Lois Lane? Bana biraz kendinizden bahseder misiniz?

♥ Kısaca özetlemem gerekirse 88 yılının bir bahar ayında dünyaya gözlerini açmış, bundan mütevellit ki bahar aylarını çok seven bir hayalperesttir bana göre. Kimi insanlar hayalleri hayatın yanında taşır, Lois Lane ise hayallerin yanında hayatı taşıyan bir kadın. Kendimi bildim bileli durmadan hayal kurarım. Evim, eşim, işim… kısaca hayatımda gördüğünüz ve fotoğrafların ardında görmediğiniz ne varsa hepsi hayatımdan önce hayallerimde vardı. Eşimle tanışmadan, daha henüz varlığından bile haberdar olmadan onu bir kağıda yazıp anlatmıştım mesela. Tam bir yıl sonra kendisi kanlı canlı karşımdaydı. Hayatımda buna benzer çok örneğe rastlayabilirsiniz. Yazmak demişken, Lois Lane yazmayı da çok seviyor tabii.  Önce yazıyor, sonra yaşıyorum belki de. Bunun dışında günlük hayatta birçok kişi gibi hem evlat, hem abla, hem eş hem de çalışan bir ev hanımıyım aynı zamanda. 


~ Fotoğraflarınızda sizi görmek neredeyse imkansız. Genelde yüzünüzün görünmediği kişisel fotoğraflarınız var. Mahremiyet sizin için ne kadar önemli?

♥ Mahremiyet elbette ki benim için önemli bir konu. Bu zamana dek hayatımın her dakikasını paylaştığım bir sosyal medya hesabım hiç olmadı. Olacağını da sanmam. Instagramı da daha çok belirli bir konsept çerçevesinde çektiğim fotoğrafları ve yazılarımı paylaşmak amaçlı kullanıyorum. Fotoğraf ve yazı benim için bir hobi, orası da bir nevi galerim.  Durum böyle olunca hobi olarak ilgilendiğim konularla ön planda olmak istiyorum. Öte yandan herkese açık bir platform olduğunu da varsayarsak sanırım böylesini daha güvenli bulmamın da etkisi büyük.


~ Büyük bir hayran kitlesine sahipsiniz İnstagram'da. Yorumlar, beğeniler ve bitmek bilmeyen sorular.. Nasıl hissettiriyor?

♥ Estağfurullah.  Hayran kitlesi değil de tanıdığım, tanımadığım dostlarım diyelim. İnsanı tamamlayan bir unsur iletişim. O olmazsa kalbimizi beslememiz imkansız. Yüreğiniz ne kadar çok yüreğe dokunursa, o kadar güçleniyor ruhunuz. Instagram’da beni takip eden, yazılarımı, fotoğraflarımı beğenen, bunu dile getiren herkesin yeri bambaşka. Bu karşılıklı bir alışveriş. Dostluk alışverişi! Onlardan bana, benden onlara. Dostluk bedava, gülümsemek bedava, paylaşmak bedava…  Ne isteyebilirim ki daha?


~ Lois Lane boş zamanlarında neler yapar? O'nu ne mutlu eder mesela? Büyük hayalleri ve hedefleri var mıdır?

♥ Lois Lane boş zamanlarında –ki onlar çok az- okur, yazar, film izler, fotoğraf çeker, tatlı bir şeyler pişirir. Aslında pişirirdi.  Yani bu sevgili eşim benim nezdimde bitmeyen bir diyete başlamadan önceydi.  Mutluluk ise gökkuşağı gibi çok renkli bir konu. Sağlığım ve sevdiklerimin sağlığı yerinde oldukça çok şükür mutluyum. Ancak bunlar dışında kurabiye hamuruna dokunmak, fırının içinde pişen şeyi izlemek ve tarçın koklamak bana sebepsiz yere mutluluk veren küçük şeylerden bazıları. Dünya için küçük olsa da benim için büyük olan hayallerim elbette var. Demiştim, hayalsiz bir Lois Lane düşünülemez zaten. Bir gün olur da gerçekleştirebilirsem harika olur elbette. 



~ Fotoğraflarınızın altına da onlarca soru soruyorlar.. Muazzam bir zevkiniz var. Lois Lane nerelerden alışveriş yapar? Marka takıntısı var mıdır? 

♥ Çok teşekkür ederim öncelikle.  Marka takıntım olmadığını kesinlikle söyleyebilirim. Benim için aldığım şeyin bana hitap etmesi önemli. Alışverişimi genellikle internet üzerinden yapıyorum, yoğun tempolu bir çalışma hayatım var bu da bana etrafı gezme imkanı tanımıyor maalesef.  Dekorasyon adına yeni alışveriş yapmayı uzun zamandır bıraktım. Gördüğünüz birçok şey 2011 yılında hazırlamaya başladığım çeyiz serüvenimde alınmış parçalar. 
Ancak Pera Bulvarı ve Altıncı Cadde özellikle hala takip ettiğim siteler arasında diyebilirim. Dışarı çıkma fırsatı bulduğumuzda da birçok mağazadan içeri bile girmiyorum artık. Tepe Home var sanırım yalnızca içeri girip kendimi hala kaybettiğim bir de Euro Flora.



~ Bazı fotoğraflarınızın altına kendi yazdığınız o huzur kokulu şiirlerinizden bahsetmek istiyorum. Ne kadar süredir ilgileniyorsunuz şiirle? Edebiyatın hayatınızdaki yeri nedir?

♥ Ah, yazmak…  Okuma yazmayı ilk öğrendiğim andan itibaren yazıyorum gibi geliyor bana sanki. İlkokul öğretmenim edebiyat branş öğretmeniydi. Onun sayesinde mi bende mi varmış bilmem ama ilkokuldan beri yazmakla ilgiliyim. İlkokul ve ortaokulda yazdığım kısa hikayelerim, şiirlerim vardı –oldukça amatörlerdi tabii. Okul dergisinde de yazardım o zamanlarda. Kütüphanedeki kitapları da kurutan bir çocuktum öte yandan. Annemle birlikte hızlı okuma yarışları düzenlerdik. Olimpiyata katılmışım gibi hissederdim. Birlikte kitap okuma günleri yapardık. Kütüphane kütüphane gezerdik. 
Kısaca böyle bir çocukluk geçirdim. Böyle bir çocuğun da büyüyünce edebiyat okumasına şaşmamak gerek.  Ben de öyle yaptım. Farklı kültürlere olan ilgim edebiyatla birleşince, üniversitede İngiliz Dili ve Edebiyatı bölümünü okumayı seçtim. Kelimelerin büyüsüyle tanışınca onlardan hiç kopamadım yani.


~ Edebiyattan konu açılmışken kitaplarla aranızın çok iyi olduğunu gözlemledim. Kitaplar sizin için ne kadar önemli? En sevdiğiniz kitap nedir mesela? :)

♥ Oldukçadan da fazlası aslında. Benim işim kitaplarla zaten.  Bütün hayatım onlar yani deyim yerindeyse. Çocukluğumda başlayan aşk, hobim ve mesleğim olarak da devam ediyor hayatımda. En sevdiğim kitap sorusu benim için hep çok zor oldu. O kadar fazla ki asla aklıma gelmiyor tek bir tanesi.  Üzerinden yıllar geçse de unutamadığım kitap, Tolstoy’un İnsan Ne İle Yaşar’ıdır ama. Bir de masal kitaplarını okumayı hala çok severim bende yerleri ayrıdır.


~ Fotoğraflarınızdan anladığım kadarıyla 70'lerin ruhunu taşıyor Lois Lane.. Doğru mudur? Peki 70'ler ve tarzı hakkında ne düşünüyorsunuz?

♥ 70’ler dönem olarak gerçekten ilgimi çeken dönemlerden biri, özellikle de müzik anlamında. Öte yandan moda konusunda hayran kaldığım kesinlikle 50’ler ve 60’lar. Bu iki dönemden birinde yaşamayı isterdim. 


~ Neden Lois Lane ? Özel bir nedeni var mı bu ismin? :) 

♥ Var elbette.  Aslında her şey tanıştığımız dönemlerdeki, bizim için özel olan tesadüfler üzerine benim eşime Clark Kent dememle başladı. Clark Kent hepinizin bildiği gibi nam-ı diğer Superman. Çizgi romanını takip edenler ya da film ve dizi uyarlamalarını izleyenler Lois Lane’i de bilir. Kendisi Superman’in aşık olduğu kadın. Bu sebeple eşim de bana Lois diye hitap etmeye başlayınca bu lakaplar bizde takılı kaldı. Hani böyle daha çok başlarındasınızdır bir şeylerin, utangaçsınızdır. Aşk, sevgi sözcükleri devreye girmemiştir henüz, ismiyle hitap etmek de çok resmi kaçar ya. O zamanlarda da bizim kurtarıcımız olmuştu bu lakaplar. Birbirimize öyle hitap ediyorduk.  İşi baya abarttık, yüzüklerimizde bile kendi gerçek isimlerimiz değil Clark ve Lois yazıyor şimdi. Bizi yakinen tanıyanlar da bu durumu kabullenmiş durumda. Ben onlar için Clark’ın Lois’iyim. Hoş bir renk kattı hayatlarımıza.


~ Sizi temsil edecek bir renk söylemenizi istesem bu renk ne olurdu?

♥ Bebek mavisi. 


~ Sizin için hayatta olmazsa olmaz dediğiniz üç şey nedir?

♥ İnanç, sağlık ve güven.


~ Gerçekten masallardaki gibi bir eviniz var (maşaAllah) :) Eviniz konusunda takıntılı olduğunuz ufak tefek şeyler var mıdır?

♥ Teşekkür ederim.  Evimde en çok mutfağıma takıntılıyım sanırım. Tezgahın üzerini dağınık görmeye hiç tahammülüm yoktur. Bu yüzden bir şeyler pişirirken bir yandan da toplamaya uğraşırım ve bir türlü çıkamam mutfaktan. Bir de koku. Benim için evin kokusu çok önemli. Bazı kokulara çok hassasım. İstediğim gibi kokmuyorsa elimde temizlik ürünleriyle akşama kadar köşe bucak ovabiliyorum takıntılı bir şekilde. 


~ Lois Lane insan ilişkilerinde en çok neye önem verir?

♥ Tek kelime: Güven.


~ Arkadaşlık ilişkileri nasıldır Lois Lane'nin?

♥ Kalabalık bir arkadaş çevrem yok. Az ama özdür. Burada da yukarıda bahsettiğim güven meselesi giriyor devreye. En yakınımdakiler genelde en güvendiklerimdir. 



~ Sosyal medya hakkında ne düşünüyorsunuz? Hayatınızdaki olumlu - olumsuz etkileri nelerdir?

♥ Instagram dışında sıklıkla ve aktif olarak kullandığım bir sosyal ağ yok. Bu sebeple ne kadar sağlıklı bir yorum yapabilirim bu konuda bilmiyorum. Fakat benim penceremden bakılırsa, insanları birleştirmesi, normal şartlarda bir araya gelemeyecek insanları bir araya getirmesi, uzakları yakın etmesi muazzam bir şey elbette. Olumsuz yönlerine gelecek olursam, gözlemlediğim kadarıyla bu tarz ağlar insanları fabrikasyon bireyler haline getiriyor bence. Bir süre sonra paylaşılan hiçbir şeyin birilerine özel kalmadığını fark ediyorsunuz. Evler, yazılar, insanlar hatta ilişkiler… her şey aynılaşmaya başlıyor. Hep diyoruz ya o modası, bu modası, şu modası. Sosyal medyada bence kelimenin tam anlamıyla insan modasını belirliyor. Oysa hepimiz ayrı ayrı renkleriz, bir araya gelip birbirimizden ilham alarak eşsiz bir motif oluşturabiliriz. Fakat bu noktada iş sosyal medya olunca, ilham alma kısmı çok yanlış anlaşılıyor gibime geliyor. 


~ Eskiden bir blogger olduğunuzu öğrendim. Ne üzerine yazıyordunuz ve neden yazmayı bıraktınız? Zira sizin gibi huzur kokulu bir insanın güzel yazılarını, şiirlerini ve fotoğraflarını daha çok görmek isteriz..

♥ Güzel bakışınız, güzel görüşünüz, sözleriniz çok teşekkür ederim. Evet, bir dönem çok kısa süre blog yazarlığı da yaptım. Neden bıraktım? Vakitsizlik tamamen.  Biliyorum söyleşi boyunca çok mızmızlandım bu konudan ama öyle. Blog yazmak gerçekten çok fazla emek ve zaman isteyen bir iş. Hayatınızın bir kısmını tamamen o alana yönlendirebilmeniz gerekiyor. Hak ettiği ilgi ve alakayı gösteremediğim için bırakmak durumunda kaldım. Vaktimin daha bol olduğu bir gelecekte inşallah diyelim. Çünkü gerçekten içimde yaradır bloğu bırakmış olmak. 


~ Ben insanların dinlediği müziğin kişiliğini yansıttığını düşünürüm. Sizin hakkınızda da az çok tahmin edebiliyorum. Ama yine de sormak istiyorum. Ne tarz müzik dinlersiniz?

♥ Oldies but goldies diyeyim o halde.  50’ler ve 60’ları çok sevdiğimi söylemiştim. Müzik anlamında 70’ler de çok sevdiğim bir dönem. Bloğumu bilip takip edenler hatırlar, o zamanlarda sevdiğim şarkıları da paylaşırdım bloğumda. Neil Sadaka, Buddy Holly, Elvis Presley, Frank Sinatra, Alice Cooper, Dean Martin, Cat Stevens şu an ilk aklıma gelenler. Tabii bu liste böyle sayfalarca uzar.  Aynı zamanda enstrümantal, etnik müzikler de dinlediklerim arasında. 


Çocukluğunuz nasıldı? Çocukken nasıldı Lois Lane?

♥ Yukarıda bahsetmiştim aslında çocukluğumdan laf arasında.  Meraklı bir çocuktum fazlasıyla. Özellikle okula başlamadan önceki yıllarımda asla susturulamayan, sürekli çalışan bir makine gibiydim.  Büyümüş de küçülmüş lafını çok sık duyardım. Oyuncak bağımlısıydım. Yanlış hatırlamıyorsam 13, 14 yaşlarında bile kız arkadaşlarım ilk sevgililerinden bahsederken ben hala Barbie bebeklerle, plastik tencere tava takımımla oynuyordum. Büyük, pembe bir sırt çantam vardı, oyuncaklarımı onun içinde her yere taşırdım. Oyuncaklarımdan kopmam zor oldu yani. Büyümemeye kararlı bir tutum sergilemem o zamandan belliymiş. Çocukluğum deyince aklıma gelen diğer nesne ise bisiklet. Bisikletiyle özgürce sokaklarda gezebilen o neslin çocuklarından biri olmak büyük bir şanstı sanırım. 


~ Son zamanlarda yaptığınız, sizi çok mutlu eden bir şey var mı?

♥ Annesi tarafından terk edilmiş bir yavru kediyi sahiplenmek.


~ Son olarak Lois Lane'yi mutlu edecek 5 madde istesem? :)

♥ Eşim, ailem, evim, okumak ve yazmak. 

Bu pamuk şekeri tadındaki söyleşi ve fotoğraflar için Sevgili Lois Lane' ye çok teşekkür ediyor ve O'na kocaman sevgilerimi gönderiyorum ♥
Lois Lane'nin en tatlı şiirlerinden birini buraya bırakıyor size kocaman mutlu bir gün diliyorum..


Sevgili,
Eski bir sandıktan aldım haberini.
Sol yanımda bırakıp gitmişsin,
Çocuk gülüşlerini.
İşte burada teneke kumbaran,
Hala saklı sandıkta ilk yaran.
Duydum sevgili,
O, olmadan demişsin bir martıya,
Rüyalara dalamam.
Bende bugün dert yandım bir sandala,
O olmadan, dedim. Bahar uğramıyor buralara.
Homurdandı yaşlı sandal,
Tutmuyor dedi artık dizlerim baksana.
Şu denizin nemli havası hiç iyi gelmiyor bana.
Ama suyu çürütse de bedenimi, tuzlu kokusudur kalbimin atma sebebi.
Sahi sevgili,
Dışım kar kış olsa da, ben de duydum bugün Nisan'ın ninnisini.
Yoksa bugün sende, kokunu rüzgara emanet ettin mi?  ~Lois~

Sevgiyle kalın...























6 yorum:

  1. Merhaba. Ne kadar güzel söyleşi ve fotoğraflar. Size katılıyorum kesinlikle bu güzel yazılar bir internet sitesi veya kitapta toparlanmalı ancak dile getirdiğimde sevgili Lois Lane aynı cevabı vermişti. Blogunuzu bu sayede keşfetmiş oldum. Sevgiler. :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Merhabalar :) Güzel yorumlarınız için çok teşekkür ediyorum :) Eksik olmayın. Kocaman sevgiler ♥

      Sil
  2. Hoş ve keyifle okuduğum bir söyleşiydi :) Lois in tespitlerine bayıldım.

    YanıtlaSil
  3. Iyi denk gelmisim bu yaziya. Cok hostu tesekkurler.

    YanıtlaSil