Ana içeriğe atla

Emily Hope ~ Senden Sonra Kitap Yorumu



Merhabalar ♥

Kitap tahmin ettiğim gibi 2 günde bitti. Çok akıcı ve sürükleyici olduğu için sizin de çabuk bitirmeniz olası bir durum. Evet Kitabımız Martı Yayınların markası olan Novella Yayınları'na ait. Çok hoş bir kapak tasarımı var. Tam da yeni yılda okunabilecek sıcacık bir kitap. İçinden çok tatlış geyikli bir kitap ayracı çıkıyor. Kitabın ilk sayfasında yazarımız okurlarına yeni yıl temennilerini ve bizi yüreklendirecek sıcacık samimi cümlelerini yazmış. Evet kitabımız 255 sayfadan oluşuyor. Kitapta altını çizdiğim bir sürü yer oldu. En sevdiğim şey de okuduğum kitapta altını çizmem gereken cümleler olmasıdır. Benim için bir kitapta altını çizdiğim yerler varsa o kitap bana kesinlikle bir şeyler katmıştır. 


Gelelim kitabımıza ve konusuna...
Kitabımızın ana karakteri olan Debbie'nin buruk ama sıcacık hikayesini konu alan kitapta iki zaman kullanılmış. Bir geçmiş, bir şimdiki zaman derken sizi Debbie'nin hayat serüveninde bir yolculuğa çıkarıyor. Arada da Debbie'nin yazdığı mektuplarda kayboluyorsunuz. 
2007'nin Georgia'sındaki çocukluk arkadaşının düğününde Debbie'nin başına büyük bir talihsizlik geliyor ve hayatı bir anda değişiyor. Bu talihsizlikle birlikte başlayan olaylar dizgisinde Debbie'nin aldığı bir takım kararlar hayatını ilginç bir şekilde değiştiriyor. Birkaç sayfa boyunca geçmişe gidiyor Debbie'nin geçmişine tanıklık ediyor olayları daha net kavrıyorsunuz, birkaç sayfa sonrasında ise Debbie'nin şimdiki zamandaki yolculuğunda ona yol arkadaşı oluveriyorsunuz. (Okumayanlar adına spoiler vermemek adına çok da aytıntılı bir şekilde konusundan bahsetmek istemiyorum. Zira bende yorumlanmış bir kitabı okurken daha zevk duyuyorum. Ama önemli detayların ve kitabı özetler gibi yazılmış kitap yorumları çok da ilgimi çekmiyor. :) Fakat şunu da söylemeden geçemeyeceğim: Kitapta sık sık ismi geçen ve Debbie tarafından yazılan mektupların sahibi olan Simon karakterini Debbie'nin unutamadığı bir erkek arkadaşı olduğunu düşünmüştüm ve bu bana biraz sıradan gelmişti. İşin iç yüzünün çok daha farklı olduğunu anlayınca kitabın ve kurgunun gözümdeki değeri çok daha fazla arttı..


Kitap oldukça akıcıydı. Kurgu, karakterler, hikaye, birden fazla kullanılan zaman ama kesinlikle kafa karıştırmayan sade ve güzel bir üslubu vardı yazarın. Çok zamanlı anlatım kullanan kitap tercih etmeyenlerin bile rahatlıkla okuyacağı romantik sıcacık ve buruk bir hikaye kesinlikle. Özellikle kitapta öyle bir yer vardı ki, gözlerimin dolmasına ve kalbimin incinmesine neden oldu. O kısmı yazmadan edemeyeceğim. Alzheimer hastası olan annesinin kendisini yeni evlendiği zamanlarında zannetmesi ve yeni taşındığı, kimseyi tanımadığı o şehirde ne kadar da yalnız hissettiğini anlattığı, kızını yani Debbie'yi tanımaması durumu resmen gözlerimi yaşarttı. Bilemiyorum belki de ben çok duygusalım ama bu kısım bana çok dokundu.
Dokunmak demişken bu kitabın okuyan herkese bir şekilde dokunacağını hissettim. Çünkü herkesin kendisinden, yaşadıklarından, yaşayamadıklarından, üzüntülerinden, hayal kırıklıklarından bir parça bir şeyler bulacağına eminim. 


Kitabımız mutlu sonla bitiyor tabii ki. Tam da olması gereken bir kıvamda bitti. Bazıları bu sonu çok aceleye gelmiş gibi bulabilir belki ama bana olması gereken gibi geldi. Sıcacık ve yüzünüzde buruk bir gülümsemeyle bitirdiğiniz tatlı bir kitaptı. 


Kitaptan altını çizdiğim bazı alıntıları da paylaşmak isterim:

"İnsanın yaşamında umut edeceği, tutunacağı bir şeyler olmalıydı, yoksa eğer bir bitkiden farkı kalmıyordu insanın." Syf: 11

"Bütün her şey aslında geçmiş, bugün ve gelecekten oluşan büyük bir resmin parçasıydı ve insan bir eksik parçayla geçmişle şu anı anlamlandırmaya çalışıyordu." Syf: 57

"Korktum Simon, korktum. Ne yapacağımı, nasıl davranacağımı bilemedim. Korktuğum için kaçtığım bir gerçekle yüz yüze geldim. Aniden görünce onu karşımda nefessiz kaldım zannettim, yine o boşluğun beni ele geçireceğini, senden sonra her şeyin anlamını yitirdiği o günlere döneceğimi, adım dahi atamayacağımı düşündüm." Syf: 61

"Geleceği ardımda bırakmışım gibi hissediyorum, senden sonra hep bu duyguyla yaşıyorum. Kolay olduğunu söyleyemem, ama yaşanıyor Simon. Beklemeden gerçekten de daha kolay oluyor her şey, çünkü insanlar beklediğin gibi davranmıyorlar." Syf: 61-62

"Senden sonra hep çirkindim, bir daha hiç güzel olamadım." Syf: 62

"Herkesin bir hikayesi var Debbie." Syf: 65


Güzel bir kitabı daha bitirmenin mutluluğunu burukluğunu yaşıyorum.
Alıp okumalı mıyım ? derseniz.. Cevabım:
Evet, size mutlaka küçücük de olsa bir şeyler katacağını, yeni yıla girerken okunabilecek güzel bir kitap olduğunu düşünüyorum. 
Sevgiler ♥

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Dekupaj Nasıl Yapılır? Püf noktaları nelerdir?

Merhabalar :) Her ne kadar çalışmaları yeni yayınlıyor olsam da oldukça uzun bir zamandır dekupajla ilgileniyor ve çalışıyorum... 
Acemi ve meraklı arkadaşları bilgilendirmek amaçlı dekupajın nasıl yapıldığını anlatan  bir yazı yazmak istedim. Çünkü yakınlarım dekupajın nasıl yapıldığını merak ediyor ve sık sık soruyorlar..  Umarım soru işaretlerine bir cevap bulabilirim ve umarım yardımcı olabilirim... Aşağıda dekupajın resimli olarak yapılışını anlatmaya çalıştım..


Ben bir salça kutusunu seçtim.. Siz bir kavanoz, kutu ahşap bir objeyi de seçebilirsiniz..

Kutuyu akrilik boyanın kirli beyaz rengi ile çok da yoğun olmayacak şekilde tek kat boyadım. Daha sonra bir gün beklemek üzere kurumaya aldım (Dekupajın yapabilmek için mutlaka ama mutlaka boya katları için bir gün beklemelisiniz.). Ertesi gün ikinci katını boyadım ve tekrar bir gün daha kurumaya bıraktım . İkinci katı boyadıktan sonra bir gün daha bekletmek şart değil.. Ama beklettiğinizde dekupajdan çok daha iyi ve sağlıklı bir sonuç al…

Evde Bol Köpüklü Latte Yapımı ♥

Merhabalar.. Beni yakından tanıyanlar iyi bilirler.. Kahveye aşık biriyimdir. Kahve aşkı bende yıllardır bitip tükenmeyen bir tutku haline geldi. Dışarıda kahve içmeyi de çok seviyorum. Çünkü kahve makineleri ve bazı Coffeeshop'lar bu işi gerçekten çok iyi yapıyor. Ama evde de yapabileceğim bir kahve alternatifi olan Latte hem pratik hem de gayet basit ve lezzetli.. Son birkaç aydır bunu sıklıkla yapar oldum. İnstagramda da soran arkadaşlarım olmuştu. Bende bunu bir post haline getirmek istedim. 
Malzemeler : ♥ Süt ♥ Filtre kahve (Jacobs'u çok seviyorum ben) ya da hafif olsun istiyorsanız hazır paketteki kahveler de olabilir. (3ü1arada ya da cafe crown latte gibi) ♥ Sıcak su ♥ Şeker (Kullanıyorsanız) ♥ Cezve ♥ Derin bir kap ♥ Blender - çırpıcı ♥ İsteğe göre kahve üzerine dökmek için tarçın, çikolata sos ya da krem şanti
Evet Malzemelerimiz tamamsa yapılışına geçebiliriz :)
Yapılışı :

Bardağa göre değişiyor ama 1 fincan ya da bir küçük latte kupası için yarım çay bardağı süt yet…

Dekupaj için ne gerekiyorsa.. :)

Merhabalar, uzun zamandır yazamıyorum :) Çook çok yoğunum. Bir yandan keçe çalışmalarım, bir yandan dikiş çalışmalarım vee uzun zaman önce istediğim ve planladığım dekupaj çalışmalarım... Beni epey meşgul ettiler gerçekten. Nitekim keçelerimin yarısı tamamlandı ama yayınlamak için hepsinin bitmesini bekliyorum. Çok şirin oldular :) Her neyse konuya döneyim.

Dekupaj malzemelerini çok önceden temin etmek için kendimi paraladım resmen. Lakin bursa Ankara kadar gelişmiş değil ne yazık ki bu konularda. En sonunda ayıcığın parlak fikriyle Bauhaus'a gittik. Ve neden daha önceden gitmediğimi düşündüm. İstediğim malzemeleri olmasını geçtim, karşınıza birçok marka ve çeşit seçenekleri çıkıyor. Harika tek kelimeyle... Hemen gerekli malzemeleri temin ettim ve onları almanın da verdiği sevinçle ilk dekupaj deneyimimi de gerçekleştirdim. Burada paylaşacağım elbette :) Sevgili blogum Dekupajlarımdan eksik kalmamalı değil mi ama:)

Her neyse işte zor temin ettiğim ama sevinçle kullandığım dekupaj m…