Ana içeriğe atla

Ufakken ♥





Ufakken gecekondumuz vardı, etrafında sarmaşıklarıyla... Ve mutluluk kokan leylaklarla, çocuk umutlarımız bir de... Sonra yol kenarında çıkan o sarı çiçekler. Hani kokusunu beğenmediğimiz, ama görünüşüyle doğaya tat katan o naif çiçekler… Yoncalarla dolu o tepe bir de. Dört yapraklısını bulma maceramız ve ne gariptir ki hiç bulamamış olmamız. Pırıl pırıl bir gökyüzü gülümserdi. Hava henüz bu kadar kirli, sokaklar bu kadar gri değildi o zamanlar. Tepede güneş o sevimli mahalleyi şefkatli bir anne gibi sarmalardı. İnsanları da iyiydi çocukluğumun. Herkes birbirini tanır, severdi. Kimse kimseye çıkarı için yaklaşmazdı. Mahallece oynanan saklambaç ve su savaşları vardı. Büyük küçük demeden… Evimizin arkasında ki keşfedilmeye hazır o koca bahçe geceleri herkesin korkulu rüyasıydı. Evet, bazen gerçekten korkutucu görünebiliyordu. Fakat gündüzleri bir numaralı oyun alanımızdı. Doğaya âşık olduğumu o zamanlar o bahçede anlamıştım. Ağaçların arasından sızan ışık huzmeleri, kelebekler, o minik kır çiçekleri, toprağın ıslandığındaki o can alıcı harika kokusu… Her canlının -o umursamadan üzerine basıp geçtiğimiz küçük otların bile- aslında doğaya ne çok şey kattığını o zamanlar anlamıştım. Büyükbabamın ektiği nane kokularıyla, anneannemin özenle topladığı domates kokuları birbirine karışır, yıllardır burnumdan hiç ama hiç gitmeyen o enfes aroması etrafı sarıverirdi. Asmaların altındaki çardağımızı hiç unutamıyorum. Kenarında büyükbabamın özenle yetiştirdiği gülfidanları ve kiraz ağaçlarıyla sanki dünyanın en güzel yeriydi.

Evimizin yukarısındaki kayalıklarda saatlerce oturabilirdim. Kayalık çiçeklerini hayranlıkla izleyişim, karıncaları, tırtılları ve peşinden koşup incelediğim kelebekleri… Hepsine âşık küçük bir kız çocuğuydum ufakken. Ne gelecek sıkıntım ne de kafamı yorduğum aptal sorunlarım yoktu. Hayat gerçekten çok güzeldi o zamanlar. Anneannemin kumaşlarını gizlice alıp bebeklerime kıyafet diktiğimi hatırlıyorum. Ve her seferinde iğneyi bir yerde unutup, birilerinin canını yakmaya sebep olmamı. (: Keçiboynuzu ve kırık leblebi-yaş üzüm için büyükbabamın kömürlüğünde ne kadar işe yarar malzeme varsa o koca burunlu amcaya yağdırdığımızı unutamıyorum. Oynamaktan bıkmadığımız, yorulmadığımız o sokaklarda açlıktan ölene kadar koşturduğumuzu hatırlıyorum. En sonunda gidip nefes nefese “Anneee acıktım.” diye feryat edişimizi ve sonra elimizde genelde ekmek arası helvayla oyunumuza kaldığımız yerden devam etmemizi… Annelerimizin pazardan dönmesini büyük bir sabırsızlıkla beklerdik o zamanlar. Çünkü her Pazar dönüşü afiyetle yememiz için o rengârenk akide şekerleriyle gülümserdi annemiz. Pembe, sarı, yeşil, mavi… Hele de o dışı pembe içi beyaz ve ortasında kiraz figürlü şeker… Favorimdi sanırım. 

Büyükbabam 2 haftada bir “Kör Döndü” lakaplı kadına bir poşet elmayla bir miktar para verdikten sonra bizi heyecandan öldürürdü. Ertesi günü sabırsızlıkla beklerdik. Ertesi günse; o harika kıpkırmızı ve ağzı sulandıran elmalı şekerimizi büyük bir iştahla yerdik. Sabahları kalktığımda kapıyı açar açmaz içeri mis gibi hanımeli kokusu yayılırdı. Büyükbabam çoktan kalkmış olur, etrafı yıkar ve çiçeklerini özenle sulardı. Sonra kahvaltı hazırlanır ve herkes o mis gibi havada, çardağın altında kahvaltısını yapardı. Yazın dut toplama merasimlerimiz bir başkaydı. Kocaman bir çember oluşturur sanki ağaçtan altın dökülüyor gibi heyecanla bakardık. O küçük yokuşumuzun etrafındaki narçiçekleri ve leylakların kokusu içime işlemiş sanki… Hala dün gibi içimde… Ve ufakken arkadaşlarım vardı. Sonra vazgeçilmezim, üç tekerlekli bisikletim. Dirseklerimi kan içinde bıraktığım, iğde ağaçlarıyla dolu o taş sokak birde... Çoğunun sıradan görebileceği bir mahallede en güzel zamanımı bıraktım ben. Çocukluğumu… Şimdi oradan geriye bir iz bile kalmadı. Üzerine ismimizi yazdığımız ve elimizin izini bıraktığımız o beton bile…

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Evde Bol Köpüklü Latte Yapımı ♥

Merhabalar.. Beni yakından tanıyanlar iyi bilirler.. Kahveye aşık biriyimdir. Kahve aşkı bende yıllardır bitip tükenmeyen bir tutku haline geldi. Dışarıda kahve içmeyi de çok seviyorum. Çünkü kahve makineleri ve bazı Coffeeshop'lar bu işi gerçekten çok iyi yapıyor. Ama evde de yapabileceğim bir kahve alternatifi olan Latte hem pratik hem de gayet basit ve lezzetli.. Son birkaç aydır bunu sıklıkla yapar oldum. İnstagramda da soran arkadaşlarım olmuştu. Bende bunu bir post haline getirmek istedim. 
Malzemeler : ♥ Süt ♥ Filtre kahve (Jacobs'u çok seviyorum ben) ya da hafif olsun istiyorsanız hazır paketteki kahveler de olabilir. (3ü1arada ya da cafe crown latte gibi) ♥ Sıcak su ♥ Şeker (Kullanıyorsanız) ♥ Cezve ♥ Derin bir kap ♥ Blender - çırpıcı ♥ İsteğe göre kahve üzerine dökmek için tarçın, çikolata sos ya da krem şanti
Evet Malzemelerimiz tamamsa yapılışına geçebiliriz :)
Yapılışı :

Bardağa göre değişiyor ama 1 fincan ya da bir küçük latte kupası için yarım çay bardağı süt yet…

Dekupaj Nasıl Yapılır? Püf noktaları nelerdir?

Merhabalar :) Her ne kadar çalışmaları yeni yayınlıyor olsam da oldukça uzun bir zamandır dekupajla ilgileniyor ve çalışıyorum... 
Acemi ve meraklı arkadaşları bilgilendirmek amaçlı dekupajın nasıl yapıldığını anlatan  bir yazı yazmak istedim. Çünkü yakınlarım dekupajın nasıl yapıldığını merak ediyor ve sık sık soruyorlar..  Umarım soru işaretlerine bir cevap bulabilirim ve umarım yardımcı olabilirim... Aşağıda dekupajın resimli olarak yapılışını anlatmaya çalıştım..


Ben bir salça kutusunu seçtim.. Siz bir kavanoz, kutu ahşap bir objeyi de seçebilirsiniz..

Kutuyu akrilik boyanın kirli beyaz rengi ile çok da yoğun olmayacak şekilde tek kat boyadım. Daha sonra bir gün beklemek üzere kurumaya aldım (Dekupajın yapabilmek için mutlaka ama mutlaka boya katları için bir gün beklemelisiniz.). Ertesi gün ikinci katını boyadım ve tekrar bir gün daha kurumaya bıraktım . İkinci katı boyadıktan sonra bir gün daha bekletmek şart değil.. Ama beklettiğinizde dekupajdan çok daha iyi ve sağlıklı bir sonuç al…

Evde kokulu kavanoz mum yapımı ♥

Mumları çok seviyorum. Özellikle kavanoz mumları çok daha seviyorum. Hem şık hem de kullanışlı. Ama gelin görün ki kavanoz mumların fiyatları gereksiz pahalı. Açıkçası minicik bir kavanoz muma 30 lira gibi bir meblağ vermek bana çok gereksiz geliyor. Uzun süredir aklımdaydı. Fikri Pinterestte görüp yapılacaklar arasına not etmiştim. Ama Masal kuştan bir türlü fırsat bulup da yapamamıştım. Hatta fotoğraftaki kavanozu da tam olarak bu sebepten almıştım.  Gel gelelim nasıl yapıldığına...
Malzemeler: Kullanmadığınız, gözden çıkardığınız mumlar ya da artan mum parçaları Kavanoz ya da mumu koyacağınız herhangi bir kap Benmari usulü eritmek için mini boy bir tencere  Kap küçükse kürdan, büyükse çöp şiş  Koku vermek için herhangi bir esans  (Benim elimde lavanta esansı olduğu için onu kullandım.) Renk vermek için pastel poya  (Ben renkli mum kullandığım için pastel boyaya gerek kalmadı ama siz beyaz mum eritip renk verecekseniz şayet istediğiniz renk pastel boyası kullanabilirsiniz.)
Yapılış…